|
|
|
|
|
|
|
|
|
Bıkkınlık
17.09.2008 00:56:00 /
kişisel
Bazı insanlar bu dönüp duran reklamların, bu reklamları veren şirketlerin bu dünyaya ait olmadığını, uzaydan ya da bunun gibi bir yerden gelip kaderimize eklendiğini, çekilmesi gerekiyorsa çekileceğini, verilmesi gerekiyorsa verileceğini söylüyor.
Kardeşlerim, insan dostlarım. Bunlar bizim gibi etten kemikten insanlar. Organize oluyorlar, "Nasıl satarız?" diyorlar. "Ne üretelim?" diyorlar. "Siz ne istersiniz?" diyorlar. "Başka bir arzunuz?" diyorlar. Elleri ceplerimizde, ta dibinde. Kazıdıkça kazıyorlar. Aman boşver deme bacım. Kader değil bu. Vermek zorunda değiliz. Kendimizi... Vermek zorunda değiliz. Uzaylı değil, insan bunlar. Sabahları evinin önünden, bindiğin otobüsün yanından geçen passatın, mercedesin, lincoln navigatorın içinde çerçevesiz gözlükleriyle "Financial Times" okuyan adamlar.
Eskiden reklam aralarında dönen şekil gibi, hipnotize etmeye ayarlı senaryolarıyla gözümüzü boyuyorlar. Aman dizim kaçmasın, beklerim reklamları, ne olacak deme. "7 dakika 23 saniye" sonra devam edecek olan, sana olan biten hiçbir şeyden haber vermeyen o ana haberi bekleme. Bir yandan "Çevreyi koruyoruz, sen de katıl, bize ödemen gereken miktarın yazılı olduğu ekstreyi kağıt olarak alma, kutup ayılarını kurtaralım" derken çarşaf çarşaf bastıkları kampanyalarını, billboardlara astıkları yanar döner bilmemnelerini görüp de yine de gelen o zarfı açma, yırt gitsin. Dev gsm şirketine bağlı numaranı arayıp "Bu hizmetimizi ister miydiniz?" diyerek ruhunu yutmaya çalışan bant kayıtlarına telefonu kapat.
Evet, reklamlara taktım. Evet, şirketlere gıcığım. Yalanı gerçek yapan bu dürzülere, buna kanan insan evladına, beraber yoğurdukları bu düzmeceye gıcığım. Alıp başımı gitmek isterdim. Ama bizi burada sıkıştırdılar. Daha minimum ödemeler var. Hayatta kalmak için, ışık için, su için vereceğimiz faturalar var. Dokuz-beş araları döndürmemiz gereken para değirmenleri var. Gelmeyecek emekliliğe yatırdığımız milyarlar var. Her gün ekranda bağıran o pişmiş kellelerin yedi ceddi krallar gibi yaşasın diye ödeyeceğimiz bedeller var.
Bizi kendi hayatımızdan yetim bıraktılar ve hakkımızı yiyorlar.
Sakın uyanmayalım. Sakın.
|